Page 27 - ismail düzenleme ilhan madde bağımlılığı05.05.2016
P. 27
almıştır. Bunun Latince bütünlüğü de bilimde biyopsikososyal
kavramıyla resmedilmiştir.
Sosyal çalışma disiplinin gelişmesiyle (ve elbette daha önce gelişen
tıp ve psikolojinin de katkılarıyla) bu zincirin tersi süreçte de insanın
ve insanlığın sağlığının bozulduğu keşfedilmiş ve bu yolda da çeşitli
disipliner çözümler üretilmiştir. Tıpta toplum sağlığı, halk sağlığı
kavramları, psikolojide psİkososyal kavramları bu yeni ters zincire de
işaret ederler. Bu da şudur:
İnsanın sosyal huzuru kaçar, sosyal ilişkileri bozulur, sosyal sağlığı
kötüleşir ve bu duruma sosyal çalışma yöntemleriyle önlemler
alınmazsa bir süre sonra insanın ruh sağlığı da bozulmaya, ruhsal
hastalıklar ortaya çıkmaya başlıyor. Önce sosyal, sonra ruhsal
sağlığın bozulması ile bir süre sonra tıbbın benimsediği Latince
terimle psikosomatik, yani ruhsal-bedensel, ruhsal-biyolojik
rahatsızlıklar, hastalıklar ortaya çıkar. Yani önce sosyal sağlığı
ciddiye almazsak psikolojik, ona önlem almazsak bedensel
rahatsızlıklar görülecektir.
Bağımlılık konusunda koruyucu önleyici sosyal çalışmaların önemi
buradadır. Sosyal çalışma madde kullanımı alanında önçalışmaları
yapmazsa biyopsikolojik değil, bukez psikobiyolojik hastalıkları
artmaya başlayacaktır. Bu bağlamda söylememiz gerekir ki madde
bağımlılığı gencin, insanın önce toplumla bağlarını kopartır, sosyal
ilişkilerini kötüleştirir, önce sosyal, sonra psikolojik ve giderek
bedensel sağlıklarını bozar.
Bu paragrafta saydıklarımın hepsi sosyal çalışma mesleğini varkılan
konular ve sorunlardır. Demek ki madde bağımlılığı her boyutuyla
sosyal çalışmanın konusudur. Sosyal çalışmacılar bu sorun üzerine
konuşmak, tartışmak, bildiri açıklamak, yayın yayınlamak zorundadır.
Ne yaptıklarını, ne yapacaklarını, ne yapabildiklerini yazarak ve
tartışarak kamuoyuna açıklamalı, kendilerini anlatmalı ve bu süreçte
konu ile ilgili mesleksel işlevlerini giderek netleştirmeli ve arttırmalıdır.
25

