Page 62 - ismail düzenleme ilhan madde bağımlılığı05.05.2016
P. 62
Psikiyatr da psikolog gibi, bilişsel, duygusal, düşünsel ve zihinsel
süreçlerle ilgilenir, bunları inceler. Ancak psikiyatr psikolog gibi ruh
sağlığı konusuna ruhsal ve davranışsal düzlemde değil tıbbi bakış
açısıyla yaklaşır, Yani insanı biyomedikal nesne olarak görür. Ona
biyomedikal yaklaşır. Ruh sağlığı sorunları olanlara biyomedikal
yaklaşır, “hastanın” biyolojik sorunlarını arar bulur, ortaya çıkarır ve
tıbbi yöntemlerle, ilaçla sağaltmaya çalışır. Ya da EKG
(elektrokardiyografi) ile EKT (elektrokonvülsif sağaltım) yöntemi gibi
gene biyolojik tabanlı yöntemler kullanır. Öyle ki tıbbi sağaltım
görmeyen alkol hastası için delirium (bilinç bulanıklığı ile gelişen beyin
hastalığı) ve ölüm riski vardır. Psikiyatr böylesi ve benzer durumlarda
ilaç ve serumla müdahale eder.
Psikologlar davranışçı yaklaşımı sahiplenirken psikiyatrlar bilişsel
yaklaşıma daha yakın dururlar. (Bilişsel yaklaşım zihin ve zekanın
işleyişine odaklanırlar. Psikologların davranışçı yaklaşımı
benimsemeleri zihin ve zeka incelemelerinin dışında olan
psikologların zihinsel süreçleri davranışlara bakarak anlamaya
çalışmalarından ötürüdür.
Psikiyatrların sağaltım süreci tanı ve sağaltıma dayanır. Bunun için
1952 yılında başlayan tanı ve sağaltım ölçütlerinin kayda alındığı ve
her psikiyatristin uymasının beklendiği DSM-1, DSM-2, DSM-3 ve
DSM-4 numaralamasıyla “Tanı ve Sağaltım Ölçütleri” kitabı vardır.
Görüldüğü gibi bilimsel bulgulara dayalı olarak sürekli
geliştirilmektedir. (DSM: Diagnostic and Statistical Manual of Mental
Disorders; Amerikan Psikiyatri Derneği (American Psychiatric
Association) tarafından hazırlanıp çıkarılıyor.)
Biyomedikal bir disiplin olduğu için tıp doktoru olan psikiyatrlar
gerektiğinde ilaç yazabilir, ilaçla sağaltım yapar. Psikologların ve
sosyal çalışmacıların ilaç yazma yetkileri yoktur
60

