Page 57 - ismail düzenleme ilhan madde bağımlılığı05.05.2016
P. 57
yüceltmek, olabildiğince sen dili kullanmamak, eşduyum yapmak, onu
anlamak, ama gerçekten anlamak, ağlayacak kadar anlamak…
Ağlamak ağlamamak?
Ağlamak mı? Ama onun önünde değil, diyorsunuz değil mi? Dediğinizi
anladım, ama sizi anlamıyorum. Kuşkusuz mesleksel ilişki resmidir,
özelleştirilmemelidir, aradaki uzaklık korunmalıdır. Çok doğru, ama
öyle duyarlı bir an gelir ki onunla ağlamak ona değer vermek, onu
anladığını anlatmak olmaz mı? Yapay ve her zaman olmayan bir
duygulanım hem size hem başvuranınıza sizi kazandıracaktır;
bundan korkmayın.
Bir psikiyatrist ağlamamalıdır; bir psikolog ağlamamalıdır; bunları
anlarım ve bilemem; ama bir sosyal çalışmacı yerinde ve içtense, sık
sık olmamak, alışkanlık durumuna getirmemek, yapaylaşmamak
koşuluyla, eğer ağlarsa, bundan sıkıntı duymamalıdır. Çünkü o
başvuranının yaşamını paylaşan insandır. O bu sorundan
etkilenmeyecek de kim etkilencektir?
Psikologun ya da psikiyatristin hasta ya da danışanının yaşamını
paylaştığını herhalde söyleyemeyiz. Paylaşmaz, paylaşması doğru
da olmaz. Sosyal çalışmacı paylaşır. Bu farkı koymalıyız. Çünkü
sosyal çalışmacı başvuranıyla birlikte yaşayan insandır; gününü
onunla birlikte geçiren insandır. Görevi budur. Elli dakikalık bir
danışma, akıl verme, tanı koyma ve gitme gibi bir rolü yoktur onun.
Bir tıp doktoru, bir psikiyatrist öyle değildir. Hastaya dışardan yaklaşır.
Biyolojik ya da psikiyatrik boyutta bedenine yaklaşır. İşlevi budur. Tıp
doktoru ya da psikiyatristin hastasının sosyal yaşamında ve
ortamında rolü yoktur. Oysa sosyal çalışmacı onun sosyal yaşamının
içinde rol alır. Bu yaşamın içine girmezse ona müdahalesi yanlış
olabilir. Bu ortama girdiği için başvuranının etkilendiği ortamlardan
etkilenmesi doğaldır. Onun çektiklerini çekmesi, insan olarak
doğaldır. Tıp doktoru ve psikiyatrist, her durumda hastalarının ya da
55

