SIĞINMACILAR VE GÖÇMENLERLE DAYANIŞMA DERNEĞİ

SIĞINMAK ZORUNDA KALMAK… NASIL BİR DUYGUDUR, BİLİR MİSİNİZ?

İlhan TOMANBAY

İnsanlar zaman zaman zor duruma düşerler. Hastalanırlar, bakıma muhtaç duruma gelirler, cezaevine girerler, parasız kalır, yiyecek bulamayacak duruma gelebilirler, işsiz kalırlar, saldırıya uğrarlar, yapayalnız kalırlar, farklı bir ülkede dilsiz kalırlar, anlaşılmazlaşırlar.

Ve…

Doğup büyüdükleri ülkelerinde siyasal ve sosyal baskıların altında çaresiz kalırlar, hareket edemez, düşüncelerini söyleyemez, siyasal eylem yapamaz duruma gelirler; izlenirler, gözaltına alınırlar, salt düşünce ve siyasal eylemlerinden ötürü yaşamları tehlike altına düşer. Ve…

Zulüm görme korkusu, ölüm korkusu içinde doğup büyüdükleri, içselleştirdikleri ülkelerinden topraklarından kaçmak zorunda kalırlar. Dilini bilmedikleri, dinini, töresini tanımadıkları bir ülke onlar için kurtuluş olur. Sığınırlar.

O yabancı ülkede dost sesi yoktur. Tanıdık yoktur… Ya da tanıdık vardır, o koşullar altında görmezden gelir, bu, daha bir yıkıcı olur. Öz diliyle konuşamaz, Yabancı bir dili anlamaz. Derdini anlatamaz. Polise gitmekten çekinir. Ekmek istemekten, iş istemekten kaçınır. O sığındığı ülkeden de atılacağını, can ya da zulüm korkusuyla kaçtığı ülkesine zorla geri yollanacağını düşündükçe yüreğine kan oturur. Bağıramaz, konuşamaz, içine attıkça taşlaşır içi.

Siz hiç böyle bir durumda kaldınız mı?

Siz hiç böyle bir durumda kalan insanlarla karşılaştınız mı?

Siz hiç böyle bir durumda kalan insanlara kimler nasıl yardım eder, düşündünüz mü?

20 Haziran Dünya Mülteciler Günü. Bu gün, böyle konuların düşünülmesinin tam zamanı.

Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği (SGDD) 22 Aralık 1995 günü işte bu insanlara yardım etmek için kuruldu. Görevinin çok zor olduğunu biliyordu. Konu güncel, sığınmacılar popüler değildi. Bağış toplamak bile zordu.

Buna karşın, SGDD, elindeki kıt olanaklarla sığınmacılara hukuksal danışma hizmetinden, barınma hizmetine, çocuklarının eğitim sorunlarından aile bireylerinin sağlık sorunlarına, iş bulmadan, sosyal yardım kuruluşlarına yönlendirmeye… ufak çapta da olsa hizmetler yaptı. Çok önemsiz sayabilirsiniz ama, sığınmacı çocuklarına kullanılmış oyuncak dağıttı, anababalarına giysi… Danışma hizmeti verdi; sorunlarını çözebilmeleri için yol gösterdi.

Derneğin bu somut yardımlardan daha etkin olduğu alan, kamuoyu oluşturma çalışmalarıdır. Bu sorunsalı, bu insanları ve sorunlarını kamuoyuna tanıtmak için paneller, sempozyumlar, konferanslar düzenledi. Umuda Doğru adlı bir dergi çıkarttı. “Umuda doğru kaçan insanları” konu alan bir dergi… Kitaplar, tanıtım broşürleri yayınladı. Şimdi sanal gazetesinin yayınlanması çalışmaları sürmektedir.

Konuyla ilgili kamusal kurum ve kuruluşlarla iyi ve verimli ilişkilerini sürdürür. Aynı zamanda konuyla ilgili sivil toplum kuruluşlarıyla da işbirliğini pekiştirmek için elinden geleni yapar.

SGDD halen yoğun bir biçimde konuyu kamuoyuna taşımak için çabalarını arttırmaktır. Sınırlı olan gönüllü kadrosunu genişletme çalışmaları da bir başka önemli işidir derneğin, aynı, kaynak bulma çalışmaları gibi.

SGDD bu alanda Türkiye’de kurulan ilk sivil toplum örgütüdür. Yeri Ankara’dadır. Konuyu herkesle görüşmekten mutluluk duyar. Yeni çözümler arayışı içindedir.

Adresi: www.sgdd.org.tr. İletişim adresi: sgdd@sgdd.org.tr. Ve telefonu:

*

(18 10 2005, Ankara. SGDD WEB sayfasına giriş yazısı.)

You may also like...

Bir cevap yazın