Bir Proje Bir İrade ve Bir Film

(Ein Projekt, eine Wille und ein Film)(*)

Prof. Dr. İlhan TOMANBAY

DIAKONIE SABEV Projesinin ürünü olan filmin Almanya ilkgösterimi (premiere) Almanya Freiburg’da 6 Şubat 2010 Cumartesi günü Saat 11.00’de “Harmonie“ Sinemasında (Adres: Grünwälderstraße 16 – 18, Freiburg); Türkiye ilkgösterimi 14 Mayıs 2010 Cuma günü Saat 15:00’te Hacettepe Üniversitesi Kültür Merkezi M Salonunda gerçekleşti. Aşağıdaki yazı 6 Şubat 2010’da Freiburg Harmoni Sinemasında yaptığım Almanca konuşmanın Türkçe metnidir.

1960’lı yıllarda Türkiye’den Almanya’ya (ve tüm Avrupa’ya) işçi ve ailelerinin göçü ile başlayan Türkiye Almanya serüveni bugün hala sürüyor. Farklı bir akakta (mecrada) sürüyor. Köprülerin altından çok sular aktı. Zaman değişti, beklentiler değişti, sorunlar değişti, insanlar değişti. Bugün, Almanya’ya ilk giden işçilerin çocukları oldu. O çocukların da çocukları oldu. Ve… ilk gidenlerin yaşadıkları olaylar ve sorunlar arkaik kaldı. Yeni insanların yeni yaşamları gündeme geldi. Bu yeni yaşamlar ilk gidenlerin yaşamlarından, yeni sorunlar ilk gidenlerin sorunlarından çok farklıydı. Sosyal çalışmacılar geçen 50 yılda göç konusunda bakışlarını, tepkilerini, yorumlarını ve meslek uygulama modellerini değiştirdiler.

İlk gidenler Türkiye’ye ve Almanya’ya farklı baktı; şimdi orada kalıcılaşan kuşak ve onların çocukları Türkiye’ye ve Almanya’ya farklı bakıyorlar. Aynı bunun gibi, 50 yıl önceki Almanya o zaman giden Türk işçilerine ve ailelerine farklı bakıyordu, şimdi herhalde daha başka bakıyor ve yaklaşıyor. Herşey değişti.

Ben, İlhan Tomanbay, o zamanlar sendikacı olarak gidiyor ve bakıyordum Almanya’ya ve orada „çalışan“ Türkiyeliler‘e. Şimdi bir öğretim üyesi olarak gidiyorum ve çok farklı bakıyorum Almanya’da „yaşayan“ Türkiyeliler‘e. Eski gidişlerimde farklı değişim programları uyguluyor ve farklı konularda tartışmalar yaptığımızı biliyorum. Bu zamanlarda gittiğimde değişim programları, giden öğrencilerin heyecan ve beklentileri, algılamaları ve yorumlamalarının değiştiğini görüyorum. Yapılan tartışmalar olduğu gibi yaptığımız işler de değişti.

2009 yılında Freiburg Protestan Üniversitesi Sosyal Eğitim Bölümü ile benim okulum Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü öğrencileri arasında yapılan ortak seminerin konusu farklıydı: Diversity. Çeşitlilik. Bu, her iki ülkede yapılan seminerlerde gençlerin tartışmaları ve yaklaşımları farklıydı; semineri veren öğretim elemanının semineri işleme biçimi farklıydı. İlgi farklıydı; bilgi farklıydı.

Eski karşılıklı eğitim gezileri şimdi çalıştaylara (work shop), seminerlere dönüştü. Eski gezilerde bilgi ve görgü geliştirmek hedefken artık bugün sadece konuşmak kesmiyor insanları. Bir sonuç ve bir üretim bekleniyor.

2009 Freiburg Ankara Semineri sonunda oyunlar çalıştaya, çalıştay filme dönüştü. Soyut çalışmalar somuta, sosyal çalışmalar sanata dönüştü.

Ankara ve Freiburg’da yapılan çalıştaylara katılan öğrencilerimin çok şey kazandıklarını biliyorum. Çok mutlu olduklarını ve bu iki yönlü iletişimden çok şey öğrendiklerini biliyorum. Çok hızlı değiştiklerini, Almanya’daki sosyal çalışma ve sosyal hizmetleri görüp öğrendikten sonra Türkiye’deki sosyal çalışma ve sosyal hizmetleri daha farklı görmeye ve değerlendirmeye başladıklarını biliyorum. Yabancı bir kültür ve meslek çevresiyle iletişime giren gençlerin boyutlarının hızla geliştiği, dünyaya farklı baktıkları ve mesleklerini daha çok sevdikleri gözlemlerim arasındadır. Yabancı dile ilgileri ve öğrenme hevesleri artmakta, yabancı dil öğrenme süreçleri hızlanmaktadır.

Hele bu projede çalışmalarının filme alınması onların çabalarının somutlaştığını görmeleri herhalde onları daha da heyecanlandırmıştır. Öğrencilerim yurtdışına açılmışlardır. Çevrelerini aşmışlardır. Almanya’dan arkadaşları olmuştur; kalıcı arkadaşları olmuştur. Dost çevreleri gelişmiştir. Bu, gençler için belki de en önemli kazanımlardan biridir. Sosyalleşmenin genleşmesidir (expantion oder dilatation der Sozialisation). Gençlerin bu boyutta sosyalleşmesi onların geleceklerini ve meslek yaşamlarını rahatlatacak ve kolaylaştıracaktır.

Benim için de, öğrencilerimin pratik içinde öğrenmeleri, geniş bir çevreye sahip olmaları, yurtdışına açılmaları ve iki ülkenin insanları, değerleri, kültürleri, meslek uygulamaları, gençleri arasındaki farkları görmeleri, algılamaları heyecan verici bir gelişmedir. Dünyanın tekdüze olmadığını görmeleri, farklı yaşamların içine girmeleri, farklılıkları fark etmeleri, çeşitliliği kavramaları bir üniversite öğretim elemanı olarak benim için sınırsız bir keyiftir.

Öğrencilerimi zenginleştiren, bana çalışma zevki ve keyif veren bu projenin, başta yaratıcısı ve proje yöneticisi Prof. Dr. Beate Steinhilber olmak üzere projeye her düzeyde her türlü katkı veren her kuruma ve herkese çok teşekkürler ederim. Katılan her iki üniversitenin öğrencilerine, onlarla çalıştaya katılan Diakonie Baden Freiburg Gençlik Merkezi gençlerine, yöneticilere ve yürütücülere çok teşekkürler ederim. Ben de çok şey kazandım bu projeden.

Ama en kalıcı olan, umarım ki Avrupa’nın birçok sosyal çalışma yükseköğretim kurumunda eğitim öğretim malzemesi olarak gösterileceğini umut ettiğim „Anders ist anders“ (Başkası Başkadır) adlı filmdir. Bu filmi sosyal çalışma evrenine kazandıran Münih Televizyon ve Sinemacılık Yüksekokulu öğretim elemanı ve öğrencilerine de teşekkürlerim sonsuzdur.

Bu film 50 yıllık Türkiye Almanya göç serüveninde ulaşılan son noktayı göstermesi açısından çok önemlidir.

Freiburg’da 2010 Şubat ayında yapılan Dünya İlkgösteriminden sonra filmin Türkiye ilkgösterimi 2010 yılının Mayıs ayında Ankara’da yapılacaktır.

İlhan Tomanbay, 11.02.2010, Ankara


(*) Bu yazı sözkonusu çeşitlilik projesinin Freiburg’da yayınlanan tanıtım kitabı için Almanca yazıldı ve yayınlandı.

You may also like...

Bir cevap yazın